Bora Uzer vs Bedük

Son günlerin 2 önemli müzik olayı Bedük ve Bora Uzer. Bunca sıkıcı hale gelmiş “Türkçe Sözlü Hafif Müzik” piyasasında kendilerince yeni, farklı bir şeyler ortaya koyuyorlar. Ortak özellikleri her ikisinin de uzun yıllardır bir çıkış yapmaya uğraşmış ve bu çıkışı 2009′da yakalamış olmaları.

Aslında Bedük 1-2 yıldır şeytanın bacağını kırar gibi olmuştu ama yeni albümü ve yılın en büyük fenomeni olan kolbastılı çıkış klibi ile büyük patlamasını gerçekleştirdi. Klip için söylenebilecek tek şey: şahane. O sanat yönetimini kim yapmışsa, kostümleri kim ayarlamışsa önlerinde saygıyla eğiliyorum. “Kolbastı”yı Bedük mü gündeme getirdi yoksa ikisinin de yükselişi aynı döneme mi denk geldi bilmiyorum ama ikisinin de birbirine çokça faydası olduğu kesin.

Bedük ve Bora Uzer’in müzik tarzı olarak çok yakın durdukları söylenemez. İlla kategorize ederek ortak noktalarını belirtmek gerekirse Bedük electronic/funk kanadındaysa Bora Uzer soul/funk’a yakın duruyor. Bedük’ün ismini kulüpleri sallayan büyük DJ’lerle anacak olursak, Bora Uzer’i Jamiroquai, Sam Sparro gibi isimlerin yanına koyabiliriz. Avrupa ya da Amerika için her ikisi de çok “orijinal” değiller ama 90′ların sonunda sıkıştığı girdaptan çıkamayan Türkiye’deki popüler müzik piyasası için taze birer soluklar.

Her ikisi de müzikteki anadillerini İngilizce olarak belirtiyorlar. Bedük zaten bir kaç tane Türkçe şarkı söyledi, onun dışında bütün işleri İngilizce. Aksanı da çok şirin, yakışıyor kerataya :) Bora Uzer ise sahnelerde yıllarca İngilizce söyledikten sonra Türkçe albüm çıkarırken verdiği röportajlarda “Türkçe söylemek ne zormuş yahu…” triplerinde.

Bora Uzer’e Özkan Uğur, Kenan Doğulu gibi piyasanın sağlam isimleri destek verirlerken Bedük biraz daha kendi kendine tırmandı yokuşu.

İkisi de çok başarılı ve tebrikleri hak ediyorlar bence. Benim kişisel kanaatime gelince, oyum Bora Uzer’den yana. Bedük’ün müziği şarkı bazında çok eğlenceli gerçekten, arkadaşlarla otururken klibi çıktığında herkes bir dans tribine giriyor. Ya da albümden bir şarkıyı çaldığımızda hepimiz coşuyoruz ama albümü evde baştan sona dinlemek benim için pek mümkün değil, biraz yorucu. Yaşlandım artık belki ondandır :) Bora Uzer’in albümü B1 ise bu açıdan son derece dengeli. Sonunu getirdiğimde bir kez daha dinlemek istiyorum. Tabii bunda hayatım boyunca soul/r&b/funk/motown’a elektronik müzikten daha fazla ilgi duymuş olmamın da etkisi var.

Her ikisinin de büyük çıkışlarını yaptıkları şarkılar aşağıda, hala dinlemediyseniz dinleyin, kendiniz karar verin :)

 

Bedük – Automatik

[audio src="http://www.onuryasar.com/blog/wp-content/uploads/audio/beduk_automatik_199273647382.mp3" options="controls"]

 

Bora Uzer – Aramızda 1 Gerginlik mi Var?

[audio src="http://www.onuryasar.com/blog/wp-content/uploads/audio/borauzer_aramizda1gerginlikmivar_948322885917.mp3" options="controls"]

90′lardan bir Türkçe Pop şarkısı

Bu 90′lardaki şarkılar gerçekten çok mu güzel yoksa çocukluğumuzda dinlediğimiz için bize mi öyle geliyor? Bu şarkının düzenlemesindeki naiflik, Bendeniz’in henüz şöhret, ego ve denyoluk ile berbat olmamış sesi ve amatör, heyecandan titreyen yorumu…

 

Bendeniz – Aydınlıktan Uzağım

[audio src="http://www.onuryasar.com/blog/wp-content/uploads/audio/bendeniz_aydinliktanuzagim_873511827365.mp3" options="controls"]

Kimsesizim, çaresizim
Bitmiyor ki bu sonbahar
Sabrediyor, istiyorum
Gel, gel, gel bana

Ah aydınlıktan uzağım
Beynimde bir derin düşünce
Halen yaşamaktayım
Dinle bak vuruyor kalbim

Sevgi yarına kalmaz
Biter burada bana inan
Zaman herkesi alır
Götürür bir köşeye birakır

Bir fırtına var kalbimde
Esiyor hiç durmadan
Gözlerime bakıp bakıp
Gel, gel, gel bana

Do!Break – “Yurtdışı Turu” Değil, Yepyeni Deneyimler

“Yurtdışı turu” deyince herkesin kafasında aynı resim oluşur herhalde: Önde bir rehber, arkasında hiç tanımadıkları bir ülkede yeni deneyimler yaşamak yerine ellerinde fotoğraf makineleri ile oradan oraya sürüklenen ve bundan keyif alıyormuş gibi yapan, içlerinde de kendilerini buna iknaya çalışan insanlar. Neyse ki yurtdışına yönelik gezileri 50 yıl önce kurulmuş ve hala aynı zihniyeti sürdüren seyahat acentelerinin elinden almaya başlayan genç insanlar var. Festivallere ve konserlere gidip rehberin değil kendi deneyiminizi yaşamanız için aracı oluyorlar. Etkinliklere bir göz atmakta fayda var. Oktoberfest’te görüşmek üzere ;)

www.dobreak.com

Bir başyapıt: John Mayer – Continuum

Kolaylıkla “hayatımın başyapıt albümleri” listesinde yer alacak bir albüm: John Mayer – Continuum.

Çıktığından bu yana 2.5 yıl geçti ve benim düzenli olarak dinleme isteğimde hiç bir azalma olmadı. “Gravity”nin introsundaki muhteşem gitardan tüm şarkılara yayılan yumuşak vokale kadar albümün tamamı salt “güzel müzik”.