“If anybody wants a sheep, that is a proof that he exists.”
 Antoine de Saint-Exupéry,  The Little Prince

Batıl

2 Kasım 2009 | , | 1 Yorum »

Küçükken pek batıl inançlıydım. Hangi çocuk değildir ki? Her şeyin doğaüstü açıklamaları konusunda hayalgücümün sınırları uçsuz bucaksızdı. Merkezinde kendimin olduğu bu evrenin tüm bileşenlerinin benim için yaratıldığı yanılsamasıyla çok mutluydum. Arada bir yetişkinler de benim gerçekliğimi doğrular şeylerden söz ederdi. Din ve beraberinde gelen bütün batıl inanışlar içinde en çok ilgimi çeken her zaman “nazar” olmuştur.  Evet, evet, hadi itiraf edeyim. Ona inanmaktan hiç vazgeçmedim. Hani çocukluktan akılda kalan anektodlar vardır, nasıl olursa sanki dün yaşanmış gibi hatırlanır. İşte benim o şiddette hatırladığım en az 3 nazar anım var.

İnsan acaba hatalarının sonuçlarıyla yüzleşmek yerine suçu baskalarına atmayı mı sever? Evet, sever. “Yeterince iyi değilim” diyemez de, “nazar değdi” der. “Beceremedim” diyemez de, “göz var” der. Yine çocukken öğrendiğim çok önemli bir nokta nazarın illa dışardan gelmeyeceğidir, en büyük tehlike insanın ta kendisidir.

“Hah! Ne safsata ama.” diyen rasyonel yanım yazıyı onun etkisinde bitirmem için baskı yapıyor. Haklı da. Olaylar yaşarız, bazen dersler alırız, bazen geçiştiririz. Her şey sebep-sonuç ilişkilerine bağlı olarak hayatımızı şekillendirir…

Ama bazen de nazar değer ya. Değmez mi?




Paylaş / Ekle:
  • Facebook
  • Twitter
  • Posterous
  • Tumblr
  • del.icio.us
  • Google Buzz
  • Google Bookmarks
  • Digg
  • MySpace
  • RSS
  • Add to favorites

“Batıl” için 1 Yorum
  1. 1 F.Gül Yanık, 3 Kasım 2009 17:29

    Bence:

    Nazar değer.

    Bir batıl inanç değildir.

    Tamamen değip değmemesi kişiye bağlıdır.

    Nazarı değdirenin hep kem gözler olduğu söylenir ama bence değmesinin ana sebebi kişinin kendini nazara açık tutmasıdır.

    “Bana nazar değecek” diye düşünür ve nazar boncuksuz dolandığınız sürece insanların size zarar verebileceğine inanırsanız, yaydığınız enerji bu düşünceyi size çeker ve sonunda o zararı görürsünüz. Halk dilinde buna nazar değmesi deseler de aslında kişinin kendini hasara açık hale getirmesi diye yorumlanabilir.

    Yani öyle görünmez bir takım büyülü güçler tarafından etki alanındaymışız gibi bir şey yok zannımca (:

    Nazar boncuğu da hakikaten nazara iyi gelir. Ama boncukta bir hikmet olduğundan değil; kişi kendini boncukla korunacağına inandırdığından, hasar alma enerjilerini kapatır ve böylece hasarlanmaz.

    Hani tıpkı içine un konulan kapsülleri mucizevi ilaç sanarak içen ve yine “mucizevi” bir şekilde iyileşen hastaları düşünün. Tıpta kanseri bile bu yolla yenen bi sürü hasta var.

    Olay bence beynen, zihnen neye inanıp yaşadığımızla alâkalı… Yani biz ne istersek o oluyor.

    “Nazar”ın arkasına saklanıp da sorumluluğu doğa üstü güçlere atmaya hiç gerek yok yani di mi (;
    Sevgiler.

Yorum Yaz