Almodovar 1988′de adını ilk olarak bu filmle geniş kitlelere duyurmuş. İspanya’nın Oskar adayı olmuş, dünya çapında prestijli ödüller kazanmış.
Çizgisi çoğu zaman belli olan yönetmen, kariyerinin özetini aslında bu filmle yazmış: “Kadınlar”. Pedro Almodovar sinemasının vazgeçilmez öğesi. İlişkiler, yalanlar, dolaplar, entrikalar, kaos. Ama ille de kadınlar.
Film, iletişim metodlarının bugünden çok farklı olduğu yıllarda geçiyor. Birbirinden “garip” kadınlar, toy bir Antonio Banderas ve oyuncu olarak taksi şöförü rolüyle “genç yönetmen” Almodovar karşımızda. Çok değil 20 yıl önce ama ne İnternet var, ne cep telefonu. Sabit telefonlar, telefon kulübeleri, not kağıtları arasında iletişemeyen ve çıldıran insanların kargaşası. Ama acaba gerçekten iletişimsizlik teknolojik yetersizliklerden mi kaynaklanıyor?