Eki 7 2008

Yeni bir iş :)

 


Ağu 29 2008

Koşulsuz sevgi. Var mı?

Unconditional LoveErgenlik yıllarımdan beri ara ara kafamı kurcalayan bir meseledir bu. Ebeveynlerin çocuklarına karşı duyduğu ve çoğunlukla karşılıksız, koşulsuz olduğu iddia edilen sevgi ya da deli divane Mecnun’un aşkı ne kadar koşulsuzdur? İçinde bulunduğum her durum beni farklı sonuçlara götürse de genelde değişmeyen fikrim (ki geçenlerde ofiste yemek sırasında da konusu açılmıştı, Aslı ile hemfikirdik) dünya üzerinde koşulsuz olan yegane sevginin bir annenin çocuğuna karşı duyduğu sevgi olduğudur. O bile zaman zaman annenin egosuyla küçük muharebeler yaşasa da diğer tüm sevgilerden daha beklentisiz kalmayı başarmıştır. Maalesef bu başarı diğer ebeveynde, çoğunlukla, gözlemlenemez. Biyolojik olarak anne-çocuk arasında var olan bağ mıdır, yoksa kadınlarda olup da erkeklerde noksan kalmış (ve binyıllardır gelişememiş) özelliklerden midir bilinmez, erkek ebeveyn için kendi bireysel kimliğini ortaya koyma, başarısını onaylatma, edinemediği hayat deneyimlerinin edinildiğini görerek kendine pay çıkarma, kontrolü elinde tutma gibi kuru sıkı ataerkil güdüler, çocuğuna karşı duyduğu öngörülen koşulsuz sevgiden çoğu zaman daha üsttedir…

Böyle serzenişler içinde uykuya dalmaya hazırlanan kafayla da Yaşar Kurt’tan Korku iyi gider :)

 


Ağu 10 2008

Enteresan bir ha(f)ta

Dalış KursuBir kez daha anladığım o ki, hayat bildiğimiz bir şeyi bize tekrar tekrar öğrettiğinde ve kafamıza kafamıza vurduğunda, aslında o şeyi yeni farketmişiz gibi şaşırıyoruz. Bu bir çeşit korunma mekanizması, aynı hataları tekrarlayan aptallar ordusu olduğumuz gerçeğini kamufle ediyoruz hep birlikte. Bunun farkına da en çok hatalarımızı dillendirmeye/yazmaya kalktığımızda varıyoruz, bir bakmışız ki anlattığımız/yazdığımız şey çok tanıdık. Yıllardır orda duran ibretlik deneyimleri görmemişiz de tongaya basmışız, bir de kefal gibi buna şaşırıyoruz.

* * *

Bu ha(f)ta Suzan Kardeş‘in albümünü tekrar dinlemeye başladım. Son derece iddiasız, iddiasızlığı ölçüsünde de başarılı. Bir de Tarkan, Sezen’in Alaturka’sını çok güzel yorumlamış şerefsiz. Nedir bugünlerdeki bu sazlı sözlü müzik sevdası bilmiyorum, geçer herhal. Yanına baharat niyetine Suede’den Electricity‘ye ve Keith Urban’dan You’ll Think of Me‘ye takıldım. Bir de keyiflik Müzeyyen’den Bir Su İçtim Testiden. Ablam diyo ki: “İçtiğimiz kanyak, mezemiz kaymak / Sen kimin yarisin yavrum, her yanın oynak / Arabaya sen bin, faytona ben / Kızını da sen al, oğlunu ben”. Anlayacağınız playlistlerim yine baklavalı işkembe çorbası kıvamında…