“If anybody wants a sheep, that is a proof that he exists.”
Antoine de Saint-Exupéry, The Little Prince
3 Haziran 2009 | şiir, nazım hikmet | Yorum Yok »
Nazım Hikmet Ran bundan tam 46 yıl önce Moskova’da “öldü”? Ya da aşağıdaki rubaisinde söylediği gibi… bu bahçe, bu nemli toprak, bu yasemin kokusu, bu mehtaplı gece pırıldamakta devam edecek ben basıp gidince de çünkü o ben gelmeden, ben geldikten sonra da bana bağlı olmadan vardı ve bende bu aslın sureti çıktı sadece [...]
devamını oku »
21 Ağustos 2008 | şiir, edip cansever | Yorum Yok »
Ben mişim—neymiş?—su sesiymiş Oymuş—cam kırıkları gibi gövdemi yakan— Yanağında sardunya kokusuyla yazdan Kimmiş o gelen ya giden kimmiş Bir yabancı mı, yoksa bir ermiş Değilmiş, bir çağrı bile yokmuş uzaktan. Güneş mi batarmış bir özel isim bitirir gibi Yanmış bir ağacın yaprakları mıymış kımıldayan Ne kalmış bir önceden ya da bir sonradan Kim koparmış dalından [...]
devamını oku »
27 Haziran 2008 | şiir, halil cibran, müzik, metinlerarasılık, onno tunç, sezen aksu | 3 Yorum »
İki-üç gündür Sezen Aksu’nun yeni albümü Deniz Yıldızı‘nı dinliyorum. Herkesin böyle “değişik” Sezen albümlerini bir sindirme süreci vardır, bu süreç bazen yıllar alır. İlk dinleyişler genelde burun kıvırmalarla, “of Sezen, yine n’aptın sen”lerle geçer, aylar sonra şarkılara, albüme ısınılır, yıllar sonra da albüm klasikleşir. “Deli Kızın Türküsü”‘ne, “Işık Doğudan Yükselir”‘e olduğu gibi. Ama benim gibi [...]
devamını oku »