4 aydır adım atmadığım bloguma yeniden bir entry girmeme neden olan, son yıllarda dinlediğim en güzel albümlerden biri hiç beklemediğim şekilde Türkiye’den çıktı. Üstelik Türkiye’den bir İngilizce albüm. Okumaya devam et
Garanti’den “otomatik ödeme talimatı verirseniz hesap işletim ücreti alınmayacak” kandırmacası
Şu bankaların aldığı “hesap işletim ücreti” bütün ödediğim hava paraları arasında bana en çok dokunanı. Sebebi çok basit, çünkü banka zaten benim paramı elinde tutuyor, yasal tefeci. Okumaya devam et
Nev – Denizde Akşam
Nev’in “Bir Nev-i Alaturka” albümüne, özellikle “Denizde Akşam” parçasına, ve en çok da o parçanın 1. dakika 51. saniyesinde giren Hasan Esen’in çaldığı kemana taktım. Uzun süredir bir şarkıyı bu kadar keyif alarak dinlememiştim. Okumaya devam et
Google yasağının teknik detayları
Dün zaten kıllanmıştım, Google Translate’e girememiş ve pek çok web sitesinde (Google’dan bağımsız web siteleri) Analytics kodundan kaynaklanan yavaşlık sorunu yaşamıştım. Bugün anlaşıldı ki dinozor amcalar Google’a ait IP’lerden bir kısmını da yasaklamış. Okumaya devam et
Sezen Aksu, Gönül Akkor – Muntazır Teşrifine Hazır Kayık
Bence bu şarkı, Sezen Aksu’nun kendi şarkıları dışındaki (ki zaten pek fazla öyle “eser”ler yorumlamıyor) en en en başarılı yorumu. Okumaya devam et
19 Ocak notları
Dün 19 Ocak’tı, o günün üzerinden tam 3 yıl geçti. Soğuğa, kara, ayaza rağmen adalet isteyen, katili tanıyan binlerce kişi o kaldırımın önünde toplandı, Hrant’ı andı. Okumaya devam et
İlk mp3′ler
1998′di yanılmıyorsam, CD oyunları yaygınlaşmaya başlamış olsa da hala 3.5″ disketler varlığını sürdürüyordu. Kuzenimle birlikte düzenli olarak gittiğimiz ve teknoloji ihtiyaçlarımızı karşıladığımız bilgisayarcıda kulağımıza bir dedikodu çalınmıştı: Öyle bir teknoloji varmış ki 1 CD’ye 180-200 kadar şarkı sığabiliyormuş! Okumaya devam et
Avatar: Klişelerle dolu şahane görsellik
Merakla beklenen Avatar’ı dün akşam izledik. Güzeldi. Görsel olarak çok keyifli olmakla birlikte beklentimi karşılamaya yetmedi. Okumaya devam et
Rusya’nın dönüş hikayesi
Andrei Zvyagintsev’in “The Return”ünü çok iyi işlenmiş bir drama olmaktan öte bir iktidar/halk, yöneten/yönetilen ilişkisi gözüyle okumak fazla mı zorlama olur? Okumaya devam et
İletişimsizlikten muzdarip dellenen kadınlar
Almodovar 1988′de adını ilk olarak bu filmle geniş kitlelere duyurmuş. İspanya’nın Oskar adayı olmuş, dünya çapında prestijli ödüller kazanmış.