Tüm filmlerini izleyenlerin yönetmenin en yumuşak, en kansız filmi olarak gördüğü “I’m a Cyborg, But That’s OK”, Park Chan-wook izlemeye başlamak için iyi bir seçim. Okumaya devam et
Hadise Türkçe’si: Bénce évlenméliyiz hém de bu séne
Rafet El Roman’la başlayan “aksanlı Türkçe’si olan gurbetçi popçular” kitlesinin son büyük temsilcisi Hadise. Yeni hit şarkısı “Evlenmeliyiz”`de E harfini o kadar şerbetli ve o kadar çok kullanıyor ki, şarkıyı dilimize doladığımızda da E`leri onun gibi söylemeden edemiyoruz. Okumaya devam et
Zeytinyağlı Patlıcan Yemeği (İmam Bayıldı mı?)
Blogların vazgeçilmezidir, yazan herkes er ya da geç bir yemek tarifi verir. Benimki de bugüne kısmetmiş :) Okumaya devam et
“Cevdet Erek – Katkısız” DVD alana Sezen Aksu albümü hediye!
Bu bloga başladığım 2008 Haziran’ındaki ilk yazımda şöyle söylemişim Okumaya devam et
Kenan Doğulu – Beyaz Yalan
Kenan Doğulu, 90′larda patır patır patlayıp hepsini patlamış mısır gibi yediğimiz popçulardan geriye kalan bir avuç isimden. Okumaya devam et
Belma Simavi, içine soğuk ped şişe koyduğu termostatlı köpek çantasıyla dikkat çekti
Magazin haberciliğinde son nokta. Toplum olarak kolektif deliliğin kıyısında durduğumuzun işaretlerinden küçük bir tanesi…

Ajda Pekkan – Viens Dans Ma Vie, Ajda Pekkan – Baksana Talihe, Göksel – Baksana Talihe

Ajda Pekkan - Viens Dans Ma Vie (1976)
[audio src=http://www.onuryasar.com/blog/wp-content/uploads/audio/ajdapekkan_viensdansmavie_774123223987.mp3]
Ajda Pekkan – Baksana Talihe (1977)
[audio src=http://www.onuryasar.com/blog/wp-content/uploads/audio/ajdapekkan_baksanatalihe_499872165772.mp3]
Göksel – Baksana Talihe (2009)
[audio src=http://www.onuryasar.com/blog/wp-content/uploads/audio/goksel_baksanatalihe_998163925127.mp3]
Tersname
Dün akşam Boğaziçi Üniversitesi Uçaksavar Kampüsü’ndeki Garanti Kültür Merkezi’nde, Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü‘nün sahneye koyduğu dans ve müzik gösterisi “Tersname“‘yi izledim. Çok ama çok iyiydi. Kafanızdaki bütün “folklor” kalıplarını yıkan ve yerine yepyeni, şahane bir tanım koyan gösteri “Mardin Kapı şen olsun”, “Aksa yukarı aksa” ve “N’eylim köşkü” başlıklı 3 bölümde Anadolu’nun 3 köşesindeki durumlara bir yandan eğlenceli bir dille değinirken bir yandan da “adalet taleplerimizi duymayanlara” ince ince değil gayet kalınından giydiriyor. Mutlaka izlenmeli!
Bora Uzer vs Bedük
Son günlerin 2 önemli müzik olayı Bedük ve Bora Uzer. Bunca sıkıcı hale gelmiş “Türkçe Sözlü Hafif Müzik” piyasasında kendilerince yeni, farklı bir şeyler ortaya koyuyorlar. Ortak özellikleri her ikisinin de uzun yıllardır bir çıkış yapmaya uğraşmış ve bu çıkışı 2009′da yakalamış olmaları.
Aslında Bedük 1-2 yıldır şeytanın bacağını kırar gibi olmuştu ama yeni albümü ve yılın en büyük fenomeni olan kolbastılı çıkış klibi ile büyük patlamasını gerçekleştirdi. Klip için söylenebilecek tek şey: şahane. O sanat yönetimini kim yapmışsa, kostümleri kim ayarlamışsa önlerinde saygıyla eğiliyorum. “Kolbastı”yı Bedük mü gündeme getirdi yoksa ikisinin de yükselişi aynı döneme mi denk geldi bilmiyorum ama ikisinin de birbirine çokça faydası olduğu kesin.
Bedük ve Bora Uzer’in müzik tarzı olarak çok yakın durdukları söylenemez. İlla kategorize ederek ortak noktalarını belirtmek gerekirse Bedük electronic/funk kanadındaysa Bora Uzer soul/funk’a yakın duruyor. Bedük’ün ismini kulüpleri sallayan büyük DJ’lerle anacak olursak, Bora Uzer’i Jamiroquai, Sam Sparro gibi isimlerin yanına koyabiliriz. Avrupa ya da Amerika için her ikisi de çok “orijinal” değiller ama 90′ların sonunda sıkıştığı girdaptan çıkamayan Türkiye’deki popüler müzik piyasası için taze birer soluklar.
Her ikisi de müzikteki anadillerini İngilizce olarak belirtiyorlar. Bedük zaten bir kaç tane Türkçe şarkı söyledi, onun dışında bütün işleri İngilizce. Aksanı da çok şirin, yakışıyor kerataya :) Bora Uzer ise sahnelerde yıllarca İngilizce söyledikten sonra Türkçe albüm çıkarırken verdiği röportajlarda “Türkçe söylemek ne zormuş yahu…” triplerinde.
Bora Uzer’e Özkan Uğur, Kenan Doğulu gibi piyasanın sağlam isimleri destek verirlerken Bedük biraz daha kendi kendine tırmandı yokuşu.
İkisi de çok başarılı ve tebrikleri hak ediyorlar bence. Benim kişisel kanaatime gelince, oyum Bora Uzer’den yana. Bedük’ün müziği şarkı bazında çok eğlenceli gerçekten, arkadaşlarla otururken klibi çıktığında herkes bir dans tribine giriyor. Ya da albümden bir şarkıyı çaldığımızda hepimiz coşuyoruz ama albümü evde baştan sona dinlemek benim için pek mümkün değil, biraz yorucu. Yaşlandım artık belki ondandır :) Bora Uzer’in albümü B1 ise bu açıdan son derece dengeli. Sonunu getirdiğimde bir kez daha dinlemek istiyorum. Tabii bunda hayatım boyunca soul/r&b/funk/motown’a elektronik müzikten daha fazla ilgi duymuş olmamın da etkisi var.
Her ikisinin de büyük çıkışlarını yaptıkları şarkılar aşağıda, hala dinlemediyseniz dinleyin, kendiniz karar verin :)
Bedük – Automatik
[audio src="http://www.onuryasar.com/blog/wp-content/uploads/audio/beduk_automatik_199273647382.mp3" options="controls"]
Bora Uzer – Aramızda 1 Gerginlik mi Var?
[audio src="http://www.onuryasar.com/blog/wp-content/uploads/audio/borauzer_aramizda1gerginlikmivar_948322885917.mp3" options="controls"]
90′lardan bir Türkçe Pop şarkısı

Bu 90′lardaki şarkılar gerçekten çok mu güzel yoksa çocukluğumuzda dinlediğimiz için bize mi öyle geliyor? Bu şarkının düzenlemesindeki naiflik, Bendeniz’in henüz şöhret, ego ve denyoluk ile berbat olmamış sesi ve amatör, heyecandan titreyen yorumu…
Bendeniz – Aydınlıktan Uzağım
[audio src="http://www.onuryasar.com/blog/wp-content/uploads/audio/bendeniz_aydinliktanuzagim_873511827365.mp3" options="controls"]
Kimsesizim, çaresizim
Bitmiyor ki bu sonbahar
Sabrediyor, istiyorum
Gel, gel, gel banaAh aydınlıktan uzağım
Beynimde bir derin düşünce
Halen yaşamaktayım
Dinle bak vuruyor kalbimSevgi yarına kalmaz
Biter burada bana inan
Zaman herkesi alır
Götürür bir köşeye birakırBir fırtına var kalbimde
Esiyor hiç durmadan
Gözlerime bakıp bakıp
Gel, gel, gel bana
